29.8.08

Cam tüpten hoparlör

İlk defa resimerini gördüğümde odaları ferahlatmak için kullanılan şu hoş koku yayan aletlerden diye düsündüm. Değil, uzun zamandır temelden değişmeyen diyafram ve manyetik düzenekelre bağlı hoparlör teknolojisinin yeni geldiği noktaymış.

Özelliği sesi ön tarafa veren geleneksel hoparlörden farklı olarak odanın her yerine sesi yaymasıymış.

Hassas audio merkalıları için uygun bir miktar mı bilmem, fiyari 10 bin dolar civarı.
Bu Japonlar da neler icad ediyorlar değil mi?

Sountina NSA-PF1 Sony

Etiketler: , ,

15.8.08

Japonya' da kar dağılımındaki piramit yapı - 01

Japonya' nın nüfusu 128 milyon..

Türkiye nüfusunun yaklaşık 2 katı olmasa bile yüzölçümü bizimkinin yarısı olan Japonya gerçekten kalabalık bir ülke..
Bu kalabalık ülkedeki şirket sayısı da küçümsenmeyecek kadar çok..
Anonim, limited, şahıs şirketleri falan derken yaklaşık 3 milyon kurulu şirket olduğunu öğrendim..

Bu demektir ki 3 milyon Yönetim Kurulu Başkanı yani CEO var..
Yani Japon nüfusunun %3 CEO..
Şirket yöneticisi..
Her 100 kişiden 3 ü patron bu ülkede..

Neyse patronları bir kenara birakalım..

Bu 3 milyon şirketin yalnızca 4000 tanesi Japon borsasına girmiş..
3 milyon şirkete 4000 şirketbiraz küçük bir rakam gibi gözükse de bir çoğu grup şirketleri..
Japonya da bu grup şirketlerinden32,000 tane var..
Yani 4000 bin şirketin her birisinin önemi bir başka..
4000 bin Japon şirketi dünya piyasasının dengeleri ile oynuyor..

Ama ne hikmettir ki geçen seneki Japon vergi dairesinin istatistiklerine göre bu 3 milyon şirketin tam %70 yani 2.1 milyonu gecen sene zarar göstermiş..

Ama Toyota, 2007 Mart ayındaki kapanışlarında 240 Milyar $ ciro ve 13 Milyar $ da kar elde ettiklerini beyan etti..

Bu da Japonya' da önemli bir piramit ortaya çıkarıyor..

Bir sonraki yazımda bu piramitten biraz daha söz edeceğim..

Etiketler: ,

14.8.08

Malını "Konbini" de mi satarsın yoksa Makina da mı?

Japonya' da SevenEleven, FamilyMart, Lawson türü mağazalara 'Konbini' deniyor.. Bu 'Konbini' lerden Japonya' da yaklasik 35,000 tane var.. Ve bunların toplam satışı 74 Milyar $ ..

Japonya nüfüsu 120 milyon..

100 milyon diye ortalama bir rakam alıp düşünürsek ayda her bir kişi bu 'Konbini' lerde yaklasik 62$ para bırakıyor demektir..

Buda senede 744$ yapar..

Onemli bir para bence..

Ama bu 'Konbini' lerdeki ürün yelpazesini tekrar hatırlatmak isterim..

Yaklaşık 2500 ile 3000 arasında ürün var..

Yani bu 74 Milyar $ lik satış 2500 ile 3000 ürün arasında paylaşılıyor..











Bir de Japonya' da "JidouHanbaiKi" dedikleri makinalar var..

Tam Türkçe karşılığı ise Otomatik Satış Makinesi..

Bunlardan ise tüm ülke de yaklaşık 4,500,000 tane var..

Ortalama ürün yelpazesi ise 8 ile 10 arasında sınıflandırmak mümkün olabilir..Sigara, alkol, kahve, süt, bilet, soğuk içecekler gibi.. Ve bunların yıllık satışları ise şaşırtıcı..

Yaklasik 70 Milyar $..

Aşagıdaki liste ise ürün bazında makina sayısı ve satış mıktarı..


Siz olsanız ürününüzü nerede satarsınız? "Konbini" de mi "JidouHanbaiKi" de mi?

Etiketler: , , , , ,

13.8.08

Güneş enerjisinin niş kahramanları

Japonya'da her büyük sanayii besleyen ufak çaplı bir yığın yan üretici de boldur. En kolay ve basit örnek Toyota ve etrafında parça ya da makina üreten irili ufaklı kuruluşların Nagoya bölgesinde yoğunlaşıp oraya büyük bir endüstri merkezine getirmesidir. Kuçük bir not da şu: Airbus ve Boeing yeni modellerini geliştirirken aynı Japon parça üreticilerine gidip yalnız Japonya'da en iyi kalitede üretilen, mesela özel bilyeler ve cıvatalar sipariş vermişti.

Geçen yazılarda güneş enerjisi kullanımında Sanyo vb. şirketlerin başı çektiği PV'den bahsetmiştim. Bu sefer de yan sanayiiden bahsetmek istiyorum.

En başta Tokyo merkezli NPC Inc. Entegre PV üniteleri dünya pazarının %40 sahip. Ferrotec Corp. PV hücrelerinin yapımında kullanılan silikon kalipqlarını işleyen aletleri üreten önde gelen şirketlerden bir diğeri. Güneş hücrelerinin %90'ı maliyeti yüksek silikon kristalinden yapılıyor. Ulvac Inc. maliyeti düşük ince film silikondan yapılan hücreleri üreten makinalar üzerine yoğunlaşmış. Çin ve dünyada 5 fabrikada üretim yapıyor.

Başta NPC olmak üzere üç şirketin de hisseleri Nikkei 225 ortalamasının oldukça üzerinde performans gösteriyor.

Bütün bunların bizler ve Türkiye için anlamı ne? Bence fırsat:
- Yatırım için gereken para yüklüce olsa da, bu şirketler Türkiye'de üretim yapmaya ikna edilebilir. Böylece bizim coğrafyamıza avantaj elde edebilirler.
- Benzer şekilde yeni enerji kaynaklarına dayalı teknolojiler üzerine yoğunlaşan şirketler, yan sanayi de olsa, piyasalar ne kadar kötü olsa da dünyadan yatırımcı çekecek cazibeye sahip olacak.

Etiketler: ,

6.8.08

Türkler de elektrikli bisiklete biner mi?

Elektrikli bisiklet fazla havalı gelmiyor kulağa değil mi? Şöyle jet gibi giden, son model bir motorsiklete binmek varken, o kadar paraya ne gerek var böyle birşey almaya? Gelişmiş ülkelerde insanlar hava atma aşamasını geçmiş gibi.

Japonya'da ve dünyada gittikçe artan petrol fiyatları ve bunun yanında şişmanlıktan uzak, sağlıklı yaşam sürme çabaları elektrikli bisiklete olan talebi arttırmaya başladı.

Neden elektrikli bisiklete binmeli? (İngilizce tanıtım videosu)

Japonya'da tek şarjla daha uzun yol giden, daha hafif modeller ardı ardına piyasaya çıkıyor. Matsushita'ya bağlı Panasonic Cycle Technology Co.'nun yeni modelleri tek şarjla 144km yol yapıyor, bu serideki ürünler 125 bin yen civarında. Aynı pazarda Bridgestone Cycle Co., Yamaha Motor Co., Sanyo Electric Co. de var.

Yeni ürünler dağ tepe yokuş uzun mesafe pedal çevirecekler için. Bazı modellerin menzili Lithium-ion bateriyi düz yolda ya da yokuş aşağı giderken yeniden doldurduğu için fazla.

Türkiye'de bu Japon modeller henüz yok izlediğim kadarıyla. En yaygın modellerden Çin malı Easy Bike, biraz ucuz olmakla beraber tek şarjla gidebildiği mesafe 50km. Bu noktada Japonlar da, hem dış aksamda kullanılan materyalin hafifliği, hem de baterinin en efektif kullanımında kendi teknolojilerinin üstünlüğünü vurguluyorlar.

Etiketler: ,

5.8.08

SevenEleven vs MacDonalds .. ve Türkiye Japonya' da ne satar?

Sizce Japonya'da hangisi daha fazladır?
Seven Eleven'ların sayısı mı yoksa MacDonalds ların sayısı mı?

Gerçi her ikisi de Amerika kökenli kuruluşlar..
Seven Eleven 1974 tarihinde kuruldu Japonya'da..
Aslında Amerika Teksas eyaletinde buz satarak başlıyor bu şirketin asıl kökleri..
Mart 2007 tarihi itibari ile Japonya'da mağaza sayısı 32,208..
MacDonolads ise yine aynı tarih itibari ile 31,677 mağazası var Japonya' da..

Neyse, SevenEleven in en çok mağazası oldugu ülke ise Japonya.. Yaklaşık 12,000 mağaza var Japonya'da..

Aslinda SevenEleven türü kuruluşlar Japonya'da çok var.. FamilyaMart, Lawson, Ministop..Bunlardan en önemlileri hep bu Zaibatsu' larin çatısı altında olan kuruluşlar.. Mesala, Mitsubishi himayesinde Lawson var..

Neyse konu dağılmadan asıl söylemek istediğim şu: Türkiye' den bir ürünü bu tür şirketlerden birine soktuğunuzu düşünün.. Mesela SevenEleven..Birden 12,000 mağazaya ulaştınız demektir..Alın size kafa karıştıracak bir soru.. Ama nasıl bir ürün..

Soru: Türkiye' den nasıl bir ürün bu mağazaların raflarında kendisine yer bulur?

Not: Yapılan bir araştırmaya istinaden bu mağazaların her birinde satılan ürünlerin ortalama kalem sayısı yaklaşık 2500 ile 3000 arasında..

Etiketler: , , ,

4.8.08

Japon' larda artık ikinci el araba alıyorlar..

Japonya' da 1990 senesinde yıllık yeni araba satışları 5Milyon320Bin adete ulaşmıştı..
Rakamların içeriğini biraz daha kavramak için şöyle de diyebiliriz: 50 Milyon adet aile olan Japonya da her 10 aileden 1 aile kesinlikle yeni araba alıyor demekti bu..
Fakat Japonya' da artık yeni araba satışları hızla düşmekte.. Toyota, Honda, Nissan gibi araba firmalarinin Japonya dışındaki araba satışları artarken ülke içerisinde ise bir düşme söz konusu..

Japonya da 2008 Araç Talebinde de bir azalma söz konusu..

Bundan sonra belki de Japonya' da ikinci el araba satışı piyasasında bir artış söz konusu olabilir..
Belki de araba online auction ların gözde olmasının bir sebebi de bu ..
Aslında sadece araba da değil.. Motosikletten tutun iş makinalarina kadar ikinci el ürünler büyük bir pazar oluşturmakta.. ve her geçen günde büyümekte..

Etiketler: , , , ,

1.8.08

Japonya'da "Made in Turkey" su

Noter

Geçenlerde Japon bayan arkadaşların kutu kutu Contrex denen Fransız suyundan sipariş verdiğini farkettim. Geçen ay da ilk defa markette Belçika kaplıcası kökenleri maden suları gördüm. Özellikle büyük şehirlerde Avrupa kökenli pet şişe sularının imajı oldukça iyi. Öncelikle biraz lüks görünüşlü. Bunun yanında Japon suları genelde yumuşakken, Avrupa kökenli suların kalsiyum oranı yüksek ve sert. Alkali oranı yüksek suların sağlıklı olduğu düşüldüğünden talep de fazla. (Contrex'in verileri şoyle:
500ml'de Contrex 500ml Na: 4.7mg, Ca: 234mg, Mg: 37.25mg, Calium: 1.4mg, Sulfate: 560.5mg, pH: 7.4)

Japonya'da musluk suyu rahatça içilse de yine de pet şişe suyu tüketimi artıyor. Verilere göre 1990'dan 2004'e kadar tüketim 8 kat artmış. 2004'de şişelenmiş suyun yaklaşık %20"si ithal.

Olaya Türkiye açisından bakarsak maden sularımızin büyük bölümü hala değerlendirlememiş durumda. Avrupa'ya yapılan ihracat da kısıtlı. İç talep üreticilerin kapasiteleri icin hala yeterli. Japonya ve Kore şu anda öncelikli bir pazar olarak gözükmese de biraz emek harcanarak potansiyel ileriye dönük olarak yakalanabilir. Yatırım ve ulaşım maliyeleri bu pazarı küçük yatırımcılardan çok, büyük üreticiler için cazip kılacak biçimde.

Etiketler: ,

Copyright © 2008 infokapital.com
InfoKapital is not responsible for the content of external internet sites